Bütün geceleri çamaşır suyuna yatırıp ağartmak lazım. Bu ne böyle simsiyah. İçim çürüdü. O asil duracak diye ıstırap çekiyoruz resmen. Hayır gündüz gibi bembeyaz da giyinsin demiyorum, gündüzleri sevdiğimi de sanmayın sakın. Onlar da çok parlak, rahat edemiyor insanın gözleri. Bir de ne öyle her şey apaçık hava atar gibi. Aslında ne yapmalı biliyor musunuz? Bu gündüzlerle geceleri yüksek sıcaklıkta birlikte yıkamalı. Belki o zaman o ona fazla aydınlığını diğeri de diğerine karanlığını verir de şiir gibi bir gün batımında buluşurlar. Ne kadar çok gün ve gece var. Yıka yıka bitmiyor. Bir gün oturuyorum, sabahtan akşama kadar bir haftalık yıkıyorum. Sonra altı gün yatıyorum ama yedinci gün hadi tekrar. Ay şekerim baktım olacak gibi değil gittim kendime bir çamaşır makinası aldım. Çamaşır suyu yetiştiremiyorum şimdi de günlere. Çekiyorum çekmecesini makinanın yumuşatıcı gözüne çamaşır suyu, birinci yıkamaya çamaşır suyu, ikinci yıkamaya çamaşır suyunu basıyorum y ine de şöyle böyle ...