Ana içeriğe atla

--

Ben Cemil... Evet bitti. Ve bu şiiri 15 dakika önce yazdım.

''
Sevmeyeceğim bir daha kimseyi.
Sevmek pişmanlıktır yazılmalı bence
Lunaparklarda satılan pamuk şekerlerin üzerine,
Kalpli yastıklara,
Çift koltuğu olarak satılan sinema biletlerine.

Neyi nasıl hissetmeliyim...
Bütün duygularım bir tencerede
Kısık bir ateşte kaynıyor.
Ve ananemin tarhanası kokuyor
Karıştırmayınca dibi tutan...
''

Salt sevgiyle başladım bu işe. Herkes gibi... Çok severlerdi beni. El üstünde tutardı herkes. Hediyeler alırlardı, sürprizler yaparlardı sık sık bana. Öperlerdi bol bol. Kendi tanıdıklarıyla tanıştırırlardı. Sevilmeye değer olduğuma inandırırlardı beni.

Mükemmel değildi tabi her an. Küsen arkadaşlarım olurdu bazen. Ama bir iki saate kalmaz barışırdık. Ya da canımı yakardı mesela bir şey, hemen gelip birileri ilgilenirdi. Bazen de o canımı yakan şeyle kavga ederlerdi, kızarlardı ona bunu yaptığı için. Bütün kötü şeyler fazla beklemeden giderdi yani. Kaçarlardı benden.

Dünya çok değişikti o zamanlar. Şimdiki gibi değil hiç. Hergün yeni bir şey çıkardı karşıma. Kurcalardım, sorardım. Herkes de çok bilgiliydi. Genelde yanıtsız kalmazdı sorularım. Mantıklı bir açıklaması vardı herşeyin.

Sonra giderek sorular yanıtsız kalmaya başladı, küslükler uzun sürmeye... Canim yandığında tek başıma kalmaya başladım. Ben sevginin ne demek olduğunu anlamaya başladıkça sevgi uzaklaşmaya başladı benden. Ya da belki sevgi uzaklaştıkça onun ne demek olduğunu anlamaya başladım mı doğru tabir.


Nerede o 3 yaşımdaki dünya.

Yorumlar