Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaz

Bu yaz hiç eğlence yapmadı. Çok sıcaklar olunca eğlence yapamıyor zaten pek yazlar. Eğlence için de optimum bir derece var. Ne çok sıcak olacak, ne çok soğuk. Yoksa yok. Eğlence olmayınca da sıkıcı oluyor haliyle. Dümdüz sıkılmakla geçti koca yaz. Kendimi serin tutma arayışlarıyla bir de. Öyle bir sıcak ki bu sürekli su içiyorsun, fakat hiç işemiyorsun. Esmedi. Hiç esmedi.  Bir iki sinek yakalarsanız peşinizde kanat çırpıp azcık rüzgar yapacak ne ala. Biraz kan karşılığında küçük esintiler alabilirsiniz işte o zaman. Üstelik şöyle bolca verirseniz kanınızı yani betiniz benziniz atacak kadar, üşümeye bile başlarsınız. Bu sıcaklarda aranıp da bulunamayan nimet. Oh mis. Sonra anneniz size pekmez içirmeye çalışır ama olsun. Sineklerden haz almıyorsanız taş zemine yatma yoluna gidebilirsiniz. Fakat bu sefer de böbreklerinizi üşütürsünüz. Zaten ne zaman bir taşa otursanız veya azcık cereyanda kalsanız o böbrekler mutlaka üşütür. Böbrek olmasa başka yerleriniz üşütür. Ama mutlaka üş...

Eğlence

Şimdi de ritme uygun ellerini çırparak bana gülümsüyor. Birlikte eğlenebileceğimize inanmış bir ifade var suratında. Yaptığının aynısını geri yaparak savuşturuyorum. Bu sefer benden umudu kesmiş bir şekilde kafasını başka eğlenmeyenlere döndürüp şansını denemeye devam ediyor. Birkaç denemeden sonra kimseyi hareketlendiremeyince ayağa kalkıp insanları kollarından tutmaya ve sahneye sürüklemeye çalışıyor. Bu baskıya dayanamıyorum. Sahnede aynı hareketleri yarım saattir tekrar ediyoruz. Yeni figürün eklenmediği bu amatör yığında herkesin kendini güvende hissettiği temel bir hareketi var.  En köklüsü de benim. Eğlenmeyenler olarak sahneye kaldırılmadan önce edindiğimiz gülümse ve alkış tut tiyosuna sıkı sıkıya bağlıyım. Suratımda hakkını veremeyen bir gülücükle hakkını veremeyen bir dans tutturmuş içten içe hakkını veremeyen bir ıstırap çekiyorum. Herkesi ayağa kaldıran yegane kişinin her yeltenmemde tutup piste geri çekmesinden de bu geceyi böyle kapayacağım gibi duruyor. Sa...