İki gün önce kafenin birinde otururken laf döndü dolaştı bisiklete geldi. Herkesin de maşallah bisiklet geçmişi kahramanlıklarla dolu. Herkes akrobat, herkes tükenmez yorulmaz birer yarışçı. Ama tabi çocukken. Hele Alper diye bir arkadaş var sanırsınız modern bisiklet onunla başlamış. Anlattığı hikayelere kendi şaşırır hale geldi bir noktadan sonra. Alper hep böyledir zaten. Zaman zaman o olmasa hiç eğlenemeyeceğimizi bile düşünürüz. Neyse laf o kadar bisiklette dönünce bir yerde ‘hadi bisiklet turu yapalım’a bağlandık. Herkes heveslendi bir anda, nereye sürelim, ne zaman sürelimler dolanmaya başladı masada. Ama Alper tam bir heves baltası olarak karakterini koydu ortaya sağ olsun. Herkes o kadar gaza gelmişken “yeeaaa bırakın allasen nereye sürüyoz” girişiyle yine allak bullak etti bizi. Allak bullak etti, çünkü sonuna kadar haklıydı. En fazla ‘you can do it’ mesajındaki Amerikan filmlerini birer bira eşliğinde izlerken kanepede sızabiliyoruz. Becerilerimiz yıllarca bunun önüne geç...