Bulamadım lanet arabayı. Şu avm kapalı otoparklarını bir çözemiyorum zaten. Üstelik bu sefer arabanın P3’te olduğunu da biliyorum. Ama otopark nasıl oluyorsa K’de bitiyor. Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye seri anahtar basışlarıyla yanan dörtlü avına çıktım. Kucağımda yeni aldığım kocaman mikrodalga fırın, kan ter içinde bir sağa bir sola yürüyorum. Yok, çıkmıyor. Götürmüşler arabayı. Sonra Uğur’u aramak geldi aklıma. Avm’ye birlikte gelmiştik, o erken ayrıldı. Kaybolma ve kaybetme hikayelerimi de bildiğinden ‘abi bak unutma P3’ diye o soktu kafama, zaten yoksa imkansız. Otoparkta çekmiyor tabi telefon. Çıktım yukarı, Uğur açmadı, indim otoparka biraz daha aradım, Uğur mesaj attı, çıktım yukarı Uğur’un şarjı bitti, indim aşağıya biraz daha aradım, Uğur Deniz’den mesaj attı, çıktım yukarı ve nihayet konuştuk. Tüm bu git-gellerde mikrodalga fırın da benimleydi. Yamuldum. Sanırım belime küçük bir de fıtık ekledim. Ağrıdan zar zor yürür hale geldim, ama arabanın arkasındaki gizem beni iç...