Girmeden önce Sıla’yla Mekan Sahne’nin İstanbul’a
gidişinden, eski oyunlarından konuşuyorduk ki muhabbet dönüp İstanbul’da oyun
seçmenin ne kadar önemli olduğuna, bir girişimcilik tadında çok uğraşılmadan
sahneye çıkan çok fazla oyun olduğuna, zaten zamanında da ülkenin geri
kalanından çok ayrı bir yaklaşımla seyirci çekiyor diye dansözlerin tiyatro
sahnelerinde yer bulduğuna, sektörün daha ticari olduğuna geldi. Sonra içeri
girdik ve İstanbul’dan gelen bir dansözü izledik. Şimdi madde madde yazıyorum:
Metin bir dansözün zaman
içerisinde nasıl avuç içlerini göstermeye zorlandığını anlatıyor. Çok iyi
yazılmış (genel ritminin dışında söylüyorum). Yardımcı hikayeleri çok tutarlı
ve ilgi çekici. Boşlukta kalmıyorsunuz. Genel bakışta da ciddi entrik unsurlar
yok ve oyun başladığı anda ne anlatılacağını biliyorsunuz, en nihayetinde klişe
bir akış, ama tatmin edici küçük hikayelerle oyunun içinde yer ediniyorsunuz.
Oyunculuk gerçekten çok iyi.
Alışık olduğumuz Mekan Sahne karakterlerinden biri var ve bu karaktere bu
oyunda da olduğu gibi metinlerinin genelini kapsayan alt kültür hikayeleri çok
yakışıyor. Tam bir Şamil karakteri. Konuşmasından, vurgularına, kelime
seçimlerine kadar. Bu noktada tamam ya anladık artık başka bir şey ver bana
diyebilirsiniz. Ama ben demedim. Hikayenin taleplerini çok iyi karşılıyor.
Mekanın metinleri genelde
toplum tarafından öteki olarak görülen, kabul edilmeyen bir durumun metnin
sonunda seyirci tarafından sahiplenilmesinin üzerine ilerliyor. Fakat bu tam
öyle değil, mış gibi. En nihayetinde işlenen cinayeti haklı görüp karakteri
sahiplenemiyorsunuz, tam anlamıyla bir rahatlama olmuyor.
Zaten metinde rahatlama da
olmuyor. İnanılmaz kontrastsız bir metin. Sürekli bir yukardan, sürekli gergin.
Kaptırıp birlikte yükseldiğiniz karakterden bir noktadan sonra yorulup
kopuyorsunuz ve bu da sizde suni bir etki bırakıyor. Kendinizi dışarıya alıp ‘sahte
bir şey izliyorum ben şu anda, bir metin oynanıyor en nihayetinde’ye
geliveriyorsunuz. Oyunun kurgusu sizi hikayeye fiziki olarak dahil ediyor
olmasına rağmen siz çıkıyorsunuz. Biraz sakinlediği oturup kendine döndüğü
alanları olmalı karakterin. Bunu yapabilmesine de yeterince zaman var zaten,
oyun yeterince uzun, zaten kopmanıza da o uzunluktaki hep aynı ton sebep oluyor.
Genelde mekan metinlerinde
karakterler şarkıyla beslenir, hep şarkı motivasyonları vardır. Bunda ise müzik
vardı, sözler kendisini hareketlere bırakmış. Geniş bir pencerede modernleşme
var diyebiliriz. Ne olduğunu sözlerle birebir anlatmak yerine harekete geçilmiş
bu küçük aralarda. Danslar da yavaşlayıp hızlanarak oyunun ritmine güzel eşlik
ediyor. Kim bilir belki yakında hikaye anlatıcılığında da hareket tiyatrosu
görmeye başlayabiliriz. Belki karakterler de yavaş yavaş tam anlamıyla
anlatmayı bırakır, göstermeye başlar. Bu danslar da gerçekten çok iyiydi. İlk
defa dans etmeye başladığında eyvah dedim çok kötü bir şey mi çıkacak, ama
inanılmaz. Gerçekten çok iyi çalışılmış.
Bıçak baya gerdi. Büyük
cesaret vallaha. Seyircilerin üzerine savrulan bıçak var oyunda sürekli. Ya
kaçsa gitse… Of. Korktum biraz.
Metin gerçekten sert. Benim
gibi kulaklarını tıkayan biriyseniz ben bunları neden dinliyorum, hiç tatlışlık
yok burada diyebilirsiniz. Metin zaten bu sebeple de sürekli suçluyor. Hiç
karşı tarafı görmüyorsunuz, göremiyorsunuz. Bakın beni nasıl bu hale getirdiler
diyor sürekli. Bir noktada insanı kahırdan kahıra süren… Bu ne ya böyle sabah
programı mı izliyorum, Kemalettin Tuğcu mu okuyorum, ne gerek vardı kendime
zarar vermeme diyebilirsiniz. Ben dedim.
Oyunun başında kalkmak isteyen
kalksın gitsin diyor ve bir süre bekliyor. Zaten ışıklar açık, siz de hikayede
yer sahibisiniz (seyircinin konumlandırılması çok iyiydi), yani o an ordasınız,
gerçekten birinin kalkıp gitmesini ve aa oyun 2 kişilikmiş demeyi o kadar çok
istedim ki. Ama olmadı.
En nihayetinde güzel oyun gidilir. Kendi
aralarında da şöyle bir sıralama yaptım iyiden kötüye. Artık Hiçbi’şii Eskisi
gibi… (Avzer) > Tevafuk > Apaçi Gızlar > Kadınlar Aşklar Şarkılar >
DANSÖZ > Seher ile Ali > Bernarda Albanın Evi > Othello. Oyunlar
aklımda kaldığı kadarıyla yaklaşık o arada bir oyun işte.
Yorumlar
Yorum Gönder