Kabak çekirdeği en nihayetinde bir çekirdek de olsa çitlenmeye elverişli bir tasarımdan çok yoksun. 15 dakikadır bunu kabullenmiş durumdayım. Savaşmak yerine kendimi teslim ettim. Ağzıma olduğu gibi atıp biraz tükürüğümle yumuşattıktan sonra kubuklu mabuklu çiğneyip yutuyorum. Sağ avcumda kabak çekirdekleri, sol avcumda ise henüz çitlemeye inat ettiğim dakikalardan kalma, her tarafıdan saçma sapan parçalanmış kabak çekirdeği kabukları ile sahilde alık alık dolanıyorum. Kabukları biriktirdiğim tarafa dikkat ettiyseniz bir solak olduğumu anlamışsınızdır. Ailem küçükken teniste avantaj sağlar diye solak yetiştirmiş. Ama sonra hiç tenis oynamadım. Ailemin vizyonuna ayak uydurabilecek kadar yetenekli bir çocuk değildim. Hayata ayak uydurabilecek kadar hevesli bir yetişkin de değilim.
Canan, tam karşımda. En son 2 yıl önce haftaya haberleşelim demişti. Ben aramasam görüşmeyeceğimiz yığınlardan biriydi, aramadım, görüşmedik. Kader bu ya, denk geldik, kabak çekirdekleriyle dolu avuçlarımda tokalaşmak için yer açmaya çalışırken boynuma atladı. Şimdi bir 15 dakikadır biz aslında çok samimiyizin üzerini fosforlu kalemle çizmeye çalışıyor. Beni de sunduğu alternatif gerçekliğe inandımakta gayet kararlı. Tatlışlığa dayanamam, ama şüpheli bir ana fikrin etrafında bu kadar uzun dolanmamalısınız. Galiba aslında fosforlu kalemle samimiyizin üzerini karalamaya çalışıyor. Biz hiçbir zaman samimi değildik diyorum. Bir anda susup bir adım uzaklaşılıyor. Ciddileşip tokalaşmak için sağ elini bana doğru uzatıyor. Resmi bir bay bay için hazırlanırken sağ avcumdaki kabak çekirdekleriyle göz göze geliyorum. Küçük bir kararsızlıktan sonra, istersen birlikte sakince çitleyebiliriz, diyorum.
Bankın en ucundayım. Tahtalardan biri eğimli. Kemiklerim eğimi takip etmekte zorlanıyor. O günden sonra söz verdim, diyor. Eskiyen her ürün bir noktadan sonra defensive designa dönüşür. Vücudumu dengelemek için büyük bir çaba sergiliyorum. Solumuzda seyyar tezgahlı simitçi var. Radyosundan kral pop jingle'ı duyuluyor. 90'lar popunun en güçlü yarışması kral müzik ödüllerinden ucuz giyim mağazalarının yoran gürültüsüne kötü bir düşüş. Bazı şeylerin arz öncelikli mi talep öncelikli mi değiştiğini kestirmek çok zor. Yanımda hep taşıdım, diyor. Bankta ikimizin arasındaki minicik yere bir anda bir kedi atlıyor. Ürperiyorum. Geçen hafta kediye alerjim başladı. Kendisine yer açmaya çalışıyor. Kayabilecek yerim yok. Canan'a bakıyorum hiç oralı değil. Kedi de ben de çok huzursuzuz. Bana dönüp, şimdi haklı mı yani, diyor. Kitleniyorum. Dinleyemedim, diyorum. Kafan hep çok dağınıktı zaten, diyor. Dikkatimi çekemiyorsun, diyorum. Çocuk eylemiyoruz, minimum bir dikkatinin olması lazım, diyor. Mimiklerini büyüterek odak edinemezsin, diyorum. Anlatıyı güçlendiriyorum, diyor. Hayır çocuk eyliyorsun, diyorum. Kalkası oluyor. Eskiyen her ürün defensive designa dönüşür, diyorum. Duraksıyor. Hafifçe bana doğru dönüyor. Bazı şeylerin arz öncelikli mi talep öncelikli mi değiştiğini kestirmek çok zor, diye devam ediyorum. Suratı onaylar bir hal alıyor. Yavaşça yanıma geri oturuyor. Kulağıma takılan bold söylemlerine bilgece durabilecek cevaplar verdiğimi fark ediyorum. Son olarak ekliyorum, bende artık alerji başladı. Şaşırıyor. Pek anlamadım diyor. Kumarım sendeliyor. Sen bakma bana, bazen ben de ne dediğimi bilmiyorum, diyorum. Gerçekten de bilmiyorum. Durumu idare edebilmiş olmamın şaşkınlığı içerisindeyim. O geri oturmuşken hadi kalkalım artık diyorum. Zaten biraz daha dursam skolyoz olacağım. Donuk bakışlarla sen git ben biraz daha oturacağım diyor. Bu kadar etkili olmak korkutuyor. Emin misin, diyorum. Kabak çekirdeklerini bana bırak, diyor. Konuşma boyunca avcumun içinde kabak çekirdekleriyle elimi yumruk halinde tuttuğumu fark ediyorum. Ayrılmadan bir bilgece laf daha ediyorum. İnatlaşma, duruma ayak uydur, kabak çekirdeklerini yerken fark edeceksin, diyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder