Kredi kartımı kaybetmiştim. Zaten bir taneydi, o da gitti. İki hafta kartsız yaşadım. İnanılmaz sıkıntılı. Para çekmeye her seferinde banka sırası beklemekten pantolon ceplerim numara doldu. On para çekeceğim hesabımdan diye git numara al, teyzelerle otur, kağıt imzala.. Tonla iş. Hesabımdan şu kadar çekmeyi talep ediyorum diye dilekçe imzalıyorsun ya her seferinde. Bir de alışkanlığım da yok, bankamatikten çeker gibi çektiğimden anında bitiyor param, sonra haydi her şey tekrar baştan. O kadar çok gidiyordum ki artık sıkıntıdan sinsileşmeye başladım. Bakıyorum mesele 243 yanmış, benim numaram 600 küsür. Ama giden yok bankoya. Hemen sanki benim numaram 243’müş gibi edalarla yanaşıveriyorum. Bir iki kere başta yakalandım. Yaşlıların reaksiyon alması biraz geç oluyor. Hesaba katmamışım. Sonradan yavaş yavaş yanaşıp, 243 bende ama, diyorlar. Ya teyze yerim seni, de, senin zamanın bir önemi yok, sen zaten yavaş yaşıyorsun, al sen şunu 600 küsür sende olsun artık, rahatını bozma hem, sandal...