Ana içeriğe atla

Saklambaç

Saklambaç kadar saçma bir çocuk oyunu yok. Toplanmışsın, bir araya gelmişsin. Sonra yalnız kalmaya çalışıyorsun. Aşşırı tırt. Neden ben bir saniyemi bile diğer çocuklardan ayrı geçireyim. Hep birlikte delirmek, çıldırmak istiyorum ya ben. Evde ana baba bir rahat vermiyor, şurada acık bari kafamı dinleyeyim diyen çocuk olur mu hiç. Tabi ki olmaz. Belli ki bu çocuklarını zapt edemeyen velilerin çakallığı. Afyon gibi dayıyorlar çocuklara saklambacı, sosyal olarak prozaklanmış, yalnızlıktan uyuşmuş veletler oluyor sonra. Çocukları bir aradayken bile ayrı tutmaya çalışıyorlar. Onlar da biliyor tabi, her çocuk tek başına 1 birim çıldırabiliyorsa 10 çocuk 10 birim çıldırmıyor, on yüz bin milyon çıldırıyor. Çocuklara oynatmayın şunu, büyük resmi görün. Ne sosyal beceriye ne motor beceriye.. Ne öğretiyor bu oyun; insanlardan kaçmayı, onlardan saklanmayı, hareketsiz, bir yerde sessizce durmayı. Pardan şöyle mi demeliydim. Sen içeride otur öyle uslu uslu hiç sesini çıkarma, mı.  Böyle oyun mu olur. Siz içeride kafanız rahat limonlu tansiyonum var çaylarınızı yudumlayacaksınız diye nesilleri yok ediyorsunuz. Bunu okuyan herkese sesleniyorum, engelleyin. Nerede saklanan bir çocuk görürseniz anında ispiyonlayın. Parmağınızla işaret edip, burada, burada, diye bağırın. Çomak sokun oyunlarına. Bitsin bu yalan.

İşte tam da bu duruşla bağırıp çalıların arkasına saklanan küçük kızı parmağımla ebeye gösterdim. Göstermez olaydım. Anam hepsi birden saklandığı yerden çıkıp car car car üstüme gelmeye başlamaz mı. Meğer ne kadar çoklarmış. Biri duvarın arkasından atlıyor, diğeri ağacın tepesinden iniyor, beriki arabanın arkasından çıkıyor. Baksanız şöyle etrafa o kadar saklanacak yer yok dersiniz. Küçük kızı gösterirken sepsessiz olan o bahçe bir anda nasıl ana baba gününe dönüverdi anlatamam. 20 25 çocuk çıktı sağdan soldan. Nasıl bir profesyonellik ağzım açık kaldı. Vallahi hiç biri yoktu etrafta. Herkes habersizce günlük rutinini yaparken meğer ne kadar çok çocuk sessiz sessiz oynuyormuş bahçede. Tabi saklambaca oyun denirse. Keza 25 çocuğu yan yana koysan gürültüden camı açamazsın normalde. Orada burada sessizce bekleyen sinsi çocuk doluymuş ortalık. Ajan yuvası olmuş bahçe resmen. Sağda solda konuştuğuna dikkat edeceksin. Etrafta kimse yokken hemen burnumu bir karıştırıvereyimi bırakacaksın bizim buralarda. Vallahi yerin kulağı, toprağın gözü bu veletler. Hele aralarında biri var, kazık kadar. Ortaokul lise arası bir şey. Lan dedim bu acaba yıllar önce saklandı da unutuldu mu, uyuyan devi mi uyandırdık. Olur mu olur, çok iyi saklanıyorlar, ağacın dibinde büyüyüvermiştir. Sonra bana doğru yüründü, yürüdü, yanımdan geçti gitti. Meğer konuyla alakasız o an orda olan başka bir çocukmuş sadece. Yanımdan geçerken gözlerinde gördüm, o da şaşkın. Korkarak hızlı adımlarla uzaklaştım hemen. Bir ton cırlama. Of kafam şişti.

 

Dedim gideyim de şu çocuklara top alayım, hem gönüllerini almış olurum, hem de istopa, ortada sıçana yönlendiririm çocukları. Topu görünce bırakırlar saklambacı, topa hiçbir çocuk dayanamaz. Gittim, aldım, geldim, dağıttım. Toplu oyun tohumlarını yüreklerine ekmiş bir şekilde evde bir iki saat bekledim. Zaman içerisinde ortada sıçanlar yüreklerde yeşerecek, ben de bir nesli kurtaran mütevazi Süpermen olacağım. İki saat geçti, üç saat geçti hala camdan gelen çığlık yok. Kafamı çıkardım baktım, kimse yok etrafta. Herhalde herkes eve dağıldı dedim. Sonra elinde topla sessizce koşan bir çocuk gördüm. Allaam dedim nolur topla saklambaç oynamaya başlamamış olsunlar. İndim aşağıya. Aynı kız aynı yerde bu sefer topa sarılmış bekliyor. Bir kaldırdım kafamı. Eski saklandıkları yere artık sığamayan çocuklar var. Sağdan soldan topların uçları taşmış hep. Lanet olsun, nasıl olabilir böyle bir şey. İstop oynatacağız diye çok kötü saklambaç oynatmaya başladım çocuklara, artık saklanamıyorlar da.

 

Artan bir top vardı. Kırmızı. Akşam ona sarılarak uyudum. Nasıl olmaz anlamadım. Sonra düşündüm de, yersiz zorluyorum. Neyi seviyorlarsa onu yapsınlar. Geleceğin uyuşuklara da ihtiyacı var. Galiba aslında benim canım ortada sıçan oynamak çekiyor da, çocuklar üzerinden bu tutkumu gerçekleştirmeye çalışıyorum gibi hissettim. Ama ortada sıçan çok iyi oyun. Ne ara vaz geçtik de saçma sapan futbola, ıka bıka yönlendik.

 

Sabah iş yerinde herkesi akşam istop oynamaya davet ettim. Gelin dedim delirelim. Bizim bahçede. Hem çocuklar görür de topla ne yapabileceklerini öğrenirler. Kimse yanaşmadı, akşam yoga var sen de gel dediler.

 

Şimdi ceset pozisyonunda gözlerim kapalı yatıyorum. Yığınların içerisinde yapayalnız. Sessizce gözlerimi kapamış duruyorum, iletişimden uzak. Kötü bir analoji var kafamda. Muhasebesini yapamıyorum.

 

Yorumlar