Evimde hayaletler var. Hiç olmadık anlarda varlıklarını hissettiriyorlar. Tatlı değiller, asla uzlaşmak istemiyorlar, düpedüz canıma okumanın peşindeler. Çoğunlukla unutulmuş bazı anlara ilişkin küçük izler. Bir anda gün yüzüne çıkıveriyorlar. Duvarda ölçülmüş bir boydan kalan, yanına isimin baş harfinin yazıldığı bir çizgi, bir anda kırılan hediye gelmiş bir bardak, ki kırılmasa emin olun umurunuzda olmadan öylece kullanmaya devam edersiniz, ya da zamanında masa sallanmasın diye ayağının altına sıkıştırdığınız, unutulmuş, kalpçik içeren minik bir not. Sonra tüm hikaye gerisin geri kendisini oluşturup yekpare, biçimsiz, eciş bücüş bir yığınla karşınızda size hesap soruyor. Neden? Açıklamak yersiz, güç. Aklınızda kalan detayları kabaca ortaya doğru toplayıp alelacele birleştirmeye çalışıyorsunuz, yeterince bir sebep oluşturamıyor. Zamanı için o kadar mantıklı gelen kararların ucu ne kadar da hızlı kaybolmuş. Tamam da niye? Gerektiği kadar yüzleşmediğinizi, yasını tutmadığınızı, diy...