Ana içeriğe atla

****

Hiçbir şey tükenmedi. Aslında herşey eskiden olduğu gibi hala daha var. Sadece ufalandılar. Küçük küçük parçalandılar ve birbirlerine karıştılar. Artık bir arada, yan yana görmek imkansız aynı olanları. En ufak halleriyle herşey heryerde ve herşeyde. Birbirlerinin içinde hepsi.

Büyük gruplar halinde alıp küçük parçalar halinde birbirlerine kattılar. Küçücük silisyumlarla plastikler yan yana bilgisayarlarda, reçine ve karbon lifleri uçaklarda, aliminyumla pudra deodorantlarda... Artık bir parça demir sadece demir olarak bulunamıyor. Herşey birbirinin yardımıyla güçlendirildi iyileştirildi. Ama herşey tükendi. Geri dönüşüm üretimle aynı hızda gelişemedi. Madenler bitti. Hiçbir şey saf değil.

Teknoloji artık gelişmiyor. Var olan ise bozulmaya başladı. Tüketicilerin kısa zamanda yenisini almalarını stratejileyerek kısa ömürlü ürünler piyasaya süren üreticiler kendilerini vurdular.

Temel sorun açlık. Protein katılmış gıdalar, tat katılmış gıdalar, boya ve biçim katılmış gıdalar tükendi çoktan. Bitkiler için ise yeterli minarel yok artık toprakta. Tüm minareller başka maddelere hapsedilmiş durumda. Başka maddeler de minarellere. Hiçbir şey olası gerktiği yerde değil. Olması gereken yerlere ulaşabilecekleri yolları da kalmadı. Döngüler bozuldu.

Ne bizim ne doğanın kullanabildiği artıklar heryerde. Kullanılmayanlar, çözünemeyenler...

Ama yine de herşey burda işte. Magnezyumsa magnezyum, çinkoysa çinko, demirse demir... O küçücük krem, diş macunu, deterjan, boya kutularında iç içeler. Küçük paketleri barındıran büyük paketler ve onları barındıran daha büyük paketleriyle.

Yorumlar