İnsanlar toplanmış. Bir olay var belli. Fakat ne? O kadar sıkışık ki... Ne olduğuna bakmak için baya itip kakmam gerekecek. O zahmete değer mi acaba? Malum belki bu kadar adam oturmuş iş makinası seyrediyordur. Gözüme ilk çarpana sordum. Güzel bir şey varsa ben de ön taraflarda yerimi edineyim. O da bilmiyormuş. İnsan kalabalığı o kadar fazla ki en arka tarafa olay ile ilgili bilgi ulaşamamış. Arkadaki birkaç sırayı atlattıktan sonra nihayet intahar etmek üzere olan birinin atlamasını beklediğimiz kesinleşiyor. Öne doğru ilerlerken hala atlamayana, beklemekten yorulmuş sitemler duyuyorum. Hemen çevrelerindeki küçük öbekler tarafından susturuluyorlar. Topluluk kısım kısım ölüm istiyor. Kendilerine sunulan adağı ritüelin bitmesini sabredemeden istiyor. Ama bu mistik havanın bozulmasını istemeyenler daha çoğunlukta... Öndeyim. Kırk, kırkbeş yaşlarında bir kadın. Mavi bir elbise giymiş. Saçları, makyajı tam. Sanki bu gün için hazırlanmış bir özen var üstünde. Bilinçli bir son olaca...