Kızılaydaydım geçen gün. Geçen gün dediysem de 10 gün önce falan aslında. Hep böyle yapıyorum. Geçen gün ile söze girip o bahsi geçen geçen günün aslında çok daha geçmişten bir gün olduğunu söyleyerek daha ikinci cümlemde kendimi yanlışlayıp başlıyorum olaya. Geçen gün sanki herhangi bir hikaye için öğretilmiş bir başlama cümlesi gibi çıkıyor ağızımda. Fazla düşünmeden koyuyorum hemen başa. İkinci cümlede ben neredeyim ne yapıyorum bir saniye diyorum kendi kendime ve o an bilincim yerine geliyor sanırım. Aslında her hikayenin başında biraz baygınım. Öylesine giriyorum işte dümdüz, dimdirek. İkinci cümle su çarpıyor yüzüme birazcık da kendime gelebiliyorum. Diğer insanların ilk cümlem sonunda suratlarını bana dönmeleri ve gördüğüm o dikkatlerinin bende olduğu mimikleri sanırım bunun altında yatan. Beklentisiz söze girince ‘çok da düşünmeden’ bir anda ‘evet şimdi düşünerek’e dönüveriyor. İlk cümle emekli gebeşliği, ikinci cümle ilk sunum gerginliği... Neden bu kadar açtım bilmiy...