Ah be
teyzem. Kendince küçük bir çakallık yapayım dedin, hayattan iki dakika da
ben çalayım dedin ama bak gördün mü hayat senden 20 dakika çalıverdi bir anda. Metroda
karşı tarafa geçmek için merdivenleri kullanmak yerine karşılıklı iki kapısı
halihazırda açık olan metronun kendisini kullanayım dedin ama bak gördün mü
şimdi bizle sonraki durağa kadar gelmek durumunda kaldın sen daha içerdeyken
kapılar kapanıverince. Tamam niyet güzel mantıklı fakat yeterince atik değilsin
be teyzem.
Ufaklıklardan bir tanesi okulda ‘’Örtmen’’inden öğrendiği
bir replikle ‘’Hanımefendi buyurun buraya oturabilirsiniz.’’ diyerek yer verdi
teyzeye. Ay senin ağzını yerim ben. Şu tatlışa bak hele. Teyze teşekkür ederek kendisine
verilen yere doğru yönelirken tren yavaşlamaya başladı bile. Evet tam da tahmin
edilebileceği gibi teyzenin verilen yere oturma seramonisi daha bitmeden durağa
yanaşıldı. Kapılar açıldı. A a! Teyze inmedi. Nasıl yani. Teyze şimdi de unuttu
galiba yanlışlıkla burada olduğunu. Veya teyze de mi aynı ‘’Örtmen’’ çıkışlı.
Verilen yere teşekkür edip oturarak hikayeyi mi tamamlıyor. Alla alla...
İnip karşı tarafa binmesi gerektiğini hatırlatmak için
yanına yanaştım. "Pardon, sanırım karşı tarafa geçerken yanlışlıkla tren
içerisinde kalmıştınız, inip diğer tarafa geçip aksi yöne giden trene
binebilirsiniz." dedim. "Biliyorum." dedi. Evet teyze bilinçli. "Karşıya
geçerken kapılar kapanıverince sizi baya sitemli gördüm de ondan hatırlatma
gereği duydum." dedim. "Yok." dedi, "Üç durak sonra ineceğim ben. Doğru
trendeyim.". Hemen arkasından ekledi "Ama hayatı birazcık da oynamak lazım,
mış gibi yapmak lazım.". Bu açıklama bana çok ağır geldi. Saygı duydum.
Trenden indim.
Tam treni arkamda bırakıp yürüyen merdivenlerin önüne
gelmiştim ki metro durağının adının yazılı olduğu tabela gözüme ilişti. E bu
değil benim durağım. Ben bir sonraki durakta inecektim. Hemen döndüm geri. Tam
dedim "Ben buna yetişirim. Aman allah yaldır yaldır geliyorum vatman bana bir
saniye daha ver.". Kapılar kapandı. Ben de tuttum sadık ve sürekli kullanıma
hazır, bana bir saniyeden çok daha fazlasını bile verebilecek yürüyen
merdivenlere geri döndüm.
Yan taraftan yaşlıca bir amca seslendi. "Delikanlı, beş
dakikaya yenisi gelir.". "Biliyorum." dedim içimden. "Ama hayatı birazcık da oynamak lazım, mış gibi yapmak lazım.". "Doğru istasyondayım amca." olarak
çıktı o dışıma tabi. Henüz teyze kadar havalı değilim.
Yorumlar
Yorum Gönder