Ana içeriğe atla

Sandalye

Gencim tabi o zamanlar. Böyle sandalyeye ters oturma furyasının olduğu dönemler. Hani sandalye kolçaklıysa, ters oturulamıyorsa gençler hiç oturmuyor. Gençler olarak o derece ters oturuyoruz yani. Otobüslerde falan ayakta gidiyoruz hep. Aman nasıl asiyiz, nasıl genciz bir görseniz.

Evdeki kolçaklı sandalyelerin kolçaklarını kestiğimi bilirim be ters oturulmuyor bunlara diye. Yeni gencim o zamanlar, 17-18 yaşlarında falanım. Gençlik konusunda tecrübesizlik işte, biraz fazla abartmışım, bilemedim. Bir 24-25 yaşlarında eski genç de çıkıp yapma demedi. Kolçakları olmadı mı sırt kısmı da ayakta durmuyor zaten adam akıllı, orayı da atınca tabure elde ediyorsun. Tabure de ne rahatsız, ne illet bir şey. Yaslanacak yeri yok. Azcık otur oran buran ağrır. Ailede de bir huzursuzluk başgösterdi tabi. Rahat oturamayınca insanlar keyifler kaçıyor, sinirler geriliyor. Bak mesela çaycılara, kahvecilere çevrendeki, tabureli olanlarında insanlar hep bir gergin, hep bir kalkıp gidesi. Psikolojide yeri var taburede oturmanın. Deneyimlerimden biliyorum. Evde bir tansiyon aldı yürüyor hal böyle olunca. İki haftaya kalmadan ‘onların evinde tabure var’ diye, gelen misafir istatistiklerinde de ciddi bir düşüş yaşandı. Hayır misafirinde değilim ama Meltemler de gelmez oldu. Annemler de oturmaya başkalarına gider oldular haliyle. Komşu buluşmaları komşuların evlerinde vuku bulmaya başladı. Sonra bir baktım evde bizimkileri bulamıyorum. Onlar da ‘aman bizim evde tabure var’ deyip yatmaktan yatmaya uğrar oldular eve. 18 yaşındaki bir çocuk akşam eve gidip ‘nerede kaldın’ diye annesini babasını arar mı ya. Şu tabure meselesine aile dağılacak. Hayır bana da yaramadı. Ters oturayım diye kestim sözde ama yaslanacak yeri yolmayınca düz mü oturuyorsun ters mi o belli değil ki taburede. Hiç öyle ters oturuyor gibi bir hissiyat gelmiyor yani. Genç olduğumu anlamıyorum oturunca. Çok pis bir şey. Ben yaptım siz yapmayın.


Mahalleye bir abi geldi o aralar. Bizim mahalle de ufaktır. İnsanlar hep tanırlar birbirlerini, dedik gençler olarak bir gidelim oturalım konuşalım tanışalım abiyle. Yani ters oturalım konuşalım. Yanlış olmasın. Düz oturulacaksa tanışmaya lüzum yok. Neyse gittik, dedik bak bizler mahallenin gençleriyiz, sen kimsin. Ben sandalyeciyim dedi adam. Benim gözler bir ışıldadı. Kurtuluşum olarak gördüm abiyi. Ailemizin yükselişi olarak gördüm.  Bir hafta sonra abiye gidip en rahatından, en kolçaklısından 5 sandalye aldıp geldim eve. O kadar inanmışım ki alırken, 2 kolçak az gelmiş, abiye 3 kolçaklısı yok mu diye sormuşum. Bel altı espri olarak alıp gevrek gevrek güldü. Halbuki ben aile saadetimizi kolçaklarda arıyordum. O günden beri ters oturmam. 18 yaşımda başladığım gençliğime 18 yaşımda son verdim. Kısa sürdü benimki biraz. Oh be düz oturmak gibisi mi var.

Yorumlar

Yorum Gönder