Ana içeriğe atla

Kalp

Yalnız uyumaları bana sorun. İki önceki kız arkadaşım bir horlayandı. Bir kere birlikte uyumayı geçtim bir kere kendi yatak odamda uyuyabildiğimi hatırlamam. Artık iyice canıma tak ettiği başka bir uykusuz gecede, internette çözüm ararken karşıma çıkan en klişe askerlik anısını o an uygulayabileceğim tek çözüm olarak görüp ağzına çorap tıkarken uyandırınca açıklama yapamadım. Ayrıldık. Tam artık salonda değil de rahat rahat yatağımda yalnız uyuyorum ne güzel derken çıktı bir başkası geldi geldi bu sefer. Huzursuz uyurgezer.

Bir gece mutfaktan gelen takır tukur seslere uyandım. Eyvah dedim hırsız girdi eve. Tam bir tırsak olduğumdan önce evden kaçmayı düşündüm. Dedim işini bitirene kadar dışarda beklerim. Sonra o çıkarken selamlaşırız, geri dönerim. Fakat kapıya ulaşmak için mutfaktan geçmem gerektiğini fark ettim, vaz geçtim. O anda Buse aklıma geldi. Yardım istemek için döndüm hemen Buse’yi dürtmeye başladım. Ses yok. Sonra biraz daha sert dürttüm, küçükten fısıldadım, yine ses yok. En sonunda kaldırdım yorganı. Buse yok. Buse’yi kaçırmışlar. Aşkımı kaçırmışlar. Allahım diyorum nasıl denk gelir aynı gece önce Buse kaçırılsın sonra ev soyulsun. Bu ne biçim bir kabus. Ne yapacağımı bilemedim soğuk soğuk terlemeye başladım. Vücudum ne yapacağını bilemediğinde soğuk soğuk terler. Sonra mutfaktaki ayak sesleri giderek yaklaşmaya başladı. Gerginlikten gözlerimi kapatıp uyuyormuş numarası bile yapamadım. Ayak sesleri yaklaştı, yaklaştı ve Buse elinde ekmekle yatak odasına girdi, “Sen uyumadın mı lan hala” dedi. Kurguladığım hikayedeki bütün karakterlerin, hırsızın, kaçıranın, kaçırılanın aynı anda Buse olması önce bir salaklattı beni. Sonra birden huzura kavuştum, ferahlama geldi. Vücudum huzura kavuşunca ferahlama gelir. Sonra peynir de bok gibiymiş deyip çıktı gitti Buse. Bir daha da gelmedi. Huzursuz uyurgezer de böyle bitti.


Zaten hep onlar gitti. Şimdiye kadar hiçbirinden ayrılamadım. Durum böyle olunca giderek bencilleşmeye başladım ilişki konusunda. Onlar gittikçe ben bencilleştim, onlar gittikçe ben daha da bencilleştim. Artık öyle bir ilişki istiyorum ki şayet ben ölürsem sevgilim nekrofili olsun. O kadar ben olayım. Bencillik bu raddeye varınca zamanla benden ayrılacak birilerini dahi bulamaz oldum. Hep yalnızdım. Yıllardır bir sağlıklı ilişkim olmadı. Zaten oldum olası da düzgün bir kalp çizemiyorum. Ya sağı ya solu hep kayık. Tepecikleri simetriden yoksun, birbirini tutmayan yükseklik ve boyutlarda. Haliyle sivri kısmı da bir türlü ortalanmıyor. Bir bağlantı var mıdır acaba?

Yorumlar