Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Oralet

Bölüm I İlişkimiz mi? E’ye ulaşamamış bir Prelude op.28 no.4. Hiç barışamamış bir kırgınlık. Temennileri ortaklaşamamış bir diretme. Bir Cezanne Turning Road, sonu belirsiz, olamamış bir huzur. Yıllardır sessizce bekliyoruz. St. Burchardi’nin bir sonraki notasının bizim olacağına inanıyoruz. Üç sene olmuştu görüşmeyeli. Ara ara aritmik pulslar veren duygusal ataklarımız dışında irtibatımız yoktu. Bir gün önce uzun bir aradan sonra tekrar yazmıştı. Nasılsın? Uzun araların direttiği netlikteydi. Birbirimizi geri çevirmeyeceğimizi bildiğimiz halde her tekrar böyle başlıyordu. Talepkar ve bağışlayıcı bir nasılsın. İşte böyle bir zamanda aklımıza geldi dördüncü dalga oraletçi. Ev arkadaşım Özge psikolojik yüzleşmemi dinlemek üzere kahve koymaya giderken reddedip oralet istemiştim. İlk yudumumda ulaştı orda mısın, bitirdiğimde neden cevap vermiyorsun yazmıştı ve son olarak özür dilerimi okuduğumda artık ilişkiyi bırakıp oraleti konuşmaya başladık. İlk defa bir taraf dur demiş...

Mail

  Dünyanın en güzel bacaklarıydı. Upuzun, Dali Saint Antony kadar baştan çıkarıcı, Dattola Evni gibi kıvrımlı. Yanında, duruşuna çok yakışan sıska bir köpeği vardı. Köpeği yüceliğiyle bir aksesuar gibi taşıyordu. Sahibinin güçlü, tereddütsüz adımlarına mükemmel bir itaati vardı köpeğin. Tasma ipi bir an olsun gerilmedi. Tam önümüzden geçerken sağ omzundan arkasına doğru bir bakış attı. Dudağının sol köşesine ilişen bir tebessüm eşlik ediyordu bakışına. Ani bir hamleyle önüne geri döndüğünde gülücüğü kayboldu. Durdu, kafasını aşağıya eğdi ve ayaklarına baktı. Su birikintisine basmıştı. Böyle karşılaşmalarda hayat 33 bpm’in altında akar. Zihnininiz kulağınıza peşi sıra gelen sesler arasındaki bağı kurup şimdiyi oluşturamaz. Arkadaşımın dürtmesiyle dikkatim dağıldı, kendime geldim. Küçükten sitemli bir sesle şifremi girmemi söyledi. Belli ki birkaç kere daha dile getirmiş ama benden tepki alamamıştı. Bakışlarımı önümdeki bilgisayar ekranına çevirdim. efearin4@ mailimin şifres...

Unutkanlık

Tatillere çıkarken aksatmadan laptop şarj aletimi unuturum. Her nereye gidersem gideyim şarj aletim arkamdan kargoyla gelir. Birlikte yolculuk yapmışlığımız çok azdır. Giderken unuturum, bir de yetmezmiş gibi dönerken unuturum. Zaten ben genel olarak unuturum. Bankamatikler önce para sonra kart veriyorken kartımı unuturdum. Şimdi bankamatikler millet kartını unutmasın diye önce kartı vermeye başladı, ben de parayı unutur oldum. Gerçi en son tatile çıkarken sağ olsun arkadaşım hatırlattı yine de şarj aletini unutmadım. Fakat bu sefer de laptopu unutmuşum. Elimde bir top kabloyla kalakaldım otel odasında. Tüm bu unutmalarımın tap yaptığı bir zamanda arkadaşlarla tatile çıkmıştık. Daha turumuzun yarısındayken dişlerimden biri ağrımaya başladı. Normalde çok dayanıklıyımdır. Tek başımayken hele kahraman kesilirim. Ama bir şekilde topluluk içerisinde bana alan açılırsa affetmem. Canım çok kıymetli oluverir, anında sızlanmaya başlarım. Hatta sızlanmaya bayılırım. Hele ki inlemek beni mük...