Hayatınız
bazen bayır aşağı akar gider. Ne güzel dersiniz, boşa atarsınız, eforsuz ve
kaygısızca işleyişleri gözünüzle takip edersiniz. Zamanında oluşturduğunuz
temeller yolunu bulmuş gibi görünür. Artık size gerek kalmadan da bir şeylerin
hallolabildiğini düşünürsünüz, rahatlarsınız. Etrafınızdan olan biten geçip
gitmeye devam eder. Sonra giderek hızlanırsınız. Hayat heyecanlı olmaya başlar.
Hep uğraştım, biraz da hızlı yaşamın tadına bakayım dersiniz. Yokuş giderek
dikleşir, siz de giderek daha çok heyecanlanırsınız. Sonra bir noktada yol o
kadar dikleşir ki, ayaklarınızın zeminden ayrıldığını fark edersiniz. Ne güzel
dersiniz. Uçtuğunuzu sanırsınız, fakat çakılmaktasınızdır. Zamanında
temellendirdiğiniz şeyler artık gerçekten size ihtiyaç duymamaktadır. Onlar
için bir yük haline gelirsiniz. Bir anda zihninizde tüm olan bitenleri hızlıca
gözden geçirip bir sebep bulmaya çalışırsınız. Suçlamalarınız artar. Nereye
çarpacağınızı bilemezsiniz. Kanatlarınızın aslında sizi kamikazeye çevirmek
için çıktığını fark edersiniz.
Ben küçükken elektrik kesintileri ailede mide
problemlerime işaretti. Uzun bir süre sebebini açıklayamasalar da annem ve
babam kesintiler ile midemin bozulması arasında bir korelasyon keşfetmişti. Kesintiyi
takip eden 6 saat içerisinde karnım ağrımaya başlıyor, 8. saate doğru ise ishal
oluyordum. Bir süre böyle gitti. Çok sık olmayan ve habersiz gelen elektrik
kesintilerinden küçük ishallerim peşi aranacak bir ciddiyete ulaşamadı. Genelde
kesintilerin evde benden başka kimsenin olmadığı mesai saatlerine denk gelmesi
de olayın araştırılmasını zorlaştırıyordu. Sorunun neyden kaynaklandığını
bulmaya yönelik bir tek babam küçük bir denemede bulunmuştu. Bir gün sabah, ben
bir dolanıp geleceğim, diye çıktı evden. 15 dakika sonra döndü ve karnın nasıl
diye sordu. Sorusuna anlam bulamadan, iyi dedim. Allah allah dedi, emin misin.
Evet dedim. Bir saat kadar başımda dikildikten sonra bir değişim
gözlemleyemeyince öğrendik ki kendince küçük bir deney yapmış. Aşağıya inip
dairenin elektriğini kesmiş, bir sigara içmiş gelmiş. Evde elektriğin beş
dakikalığına kesildiğini fark etmemiştik bile. Bu zayıf denemeden sonra uzunca
bir süre kesinti olmadı. Olayın üzeri kapanmıştı. Derken bir zaman sonra
belediyenin bir hafta boyunca bakım sebebiyle elektrik kesintilerinin yaşanabileceğini
beyan etmesi konuyu tekrar gündeme taşıdı. Bu sefer de annem bağırsaklarım
konusunda iştahlanmıştı. Unutulan ishal mevzusunun aslını bulabilmek için bunun
çok iyi bir fırsat olduğunu düşünüyordu. Şimdi göreceğiz bakalım nedenmiş, diye
evde bir dedektif edasıyla dolaşıp sürekli bakım çalışmasının yaklaştığına
işaret ederek babamı ve beni yersiz germeye başladı. Ara ara da babamın bir
önceki başarısız denemesini servis edip, gör bak nasıl oluyor şimdi bu işler he
hey, diye meydan okuyordu. Evde annemden ve bakım çalışmasından korkar
olmuştuk. Annem tarihler yaklaştıkça giderek yükseldi. Babamla evdeki takvimde
bakım çalışması tarihlerinin kırmızıyla işaretlendiğini fark ettiğimizde bakım
çalışmasına bir hafta vardı. O takvimin herhangi bir günü daha önce kırmızı
yuvarlak içerisine alınacak bir öneme sahip olamamıştı. Gerginliğin boşa
olmadığı belliydi. Nefesler tutulmuş bakım çalışması beklenir olmuştu evde.
Annem bu önemli haftadan iki gün önce eve gelip bir hafta izin aldım işten dediğinde
babamdan yardım istemeye başladım. Ne yapacak baba bana bu kadın. Zorla babama
da bir hafta izin aldırdım. Evde annemin benim peşimde babamın da annemin
peşinde olduğu bir hafta geçirecektik. Mükemmel bir aile saadeti.
Nihayetinde kesinti haftası başladığında evdeki gerginlikten
kabız olmuştum. Konu bir anda benden, yersiz yere alınan yıllık izinlere evrilmişti.
Annemin deney düzeneği bozulmuştu ve babam izinlerin yersiz harcanmasına karşıydı,
boşa gitmesin diye tatile çıkmayı teklif etti. Annem plansız hiçbir şey
yapamaz, planlamaya şimdi başlasa en erken haftaya çıkabilirdi. Müzakereler
sonuç bulamadı ve evde alınamayan kararla statükonun korunması annemi baskınmış
gibi gösterdi. Bir haftalığına ailecek kendi evimizde tatile çıkmayı
kabullenmiştik. Üstüne üslük bir de elektrik kesintisi ilgili haftada günlerce
yaşanmadı. Haftanın 4. gününde annem dağıtım şirketini neden kesinti olmuyor
diye arayan tarihteki ilk insandı. Nihayetinde altıncı günde elektrik kesintisi
yaşandı. Fark ettiğimde televizyon izliyordum. O yıllarda vazgeçmek çok kolaydı,
bırakıp oyuncaklara geçtim. Uzayan elektrik kesintisi bir süre sonra aklıma
dolaptaki dondurmaları soktu. Ya erirlerse. Kaygım o kadar büyüdü ki dolaba
koştum. Bir telaş içinde dondurmaları yediğimde bu telaşı her elektrik
kesintisinden sonra yaşadığımın farkında değildim. Babam da değildi. Birlikte
tüm dondurmaları yemiştik. İshalimin kaynağını anladığımızda babam da ishaldi. Olayı
en nihayetinde annem çözmüştü. Yıllık izinler boşa gitmedi.
Az önce çok uzun zaman sonra ilk defa elektrik
kesintisi oldu. Hala daha elektrikler kesildiğinde buzdolabındaki dondurmalarım
için endişelendiğimi fark ettim. Keşke yıllar içerisinde daha büyük endişelerim
oluşmasaydı. Dondurmada kalmalıydı her şey. Kalamadı.
Pilotili
hayatlar beklerken kendimi yıkım ekiplerine direnirken buluyorum ve olmayan
savaşçı ruhum bana barburi sonlar hazırlıyor. Tüm samimiyetsizlikler. Evet ben
de..
Yorumlar
Yorum Gönder