Yazarım. Yarım kalmışlıkların devamını yazıyorum.
Bitmemiş hikayeleri tamamlıyorum. Eksik aşklarınızı, buçuk ayrılıklarınızı bana
getiriyorsunuz, ben nihayete erdiriyorum.
Kimi öfkelenmek için, kimi rahatlamak için gelir.
En nihayetinde hepsi düğümü çözmek ister. Önce tanışırız, hikayenin olan
kısmını dinlerim. Sonra anılarında kalmasını istedikleri sonları veririm
onlara. Bundan sonra hikayeleri böyle hatırlanacaktır. Bir nevi geleceği
yazıyorum diyebiliriz, ama olmayan bir geleceği. Sonra hikayeleri biter. Herkes
rahatlar ve evlerine dağılır. Yakın arkadaşlarına benim hikayelerimi
anlatırlar. Çözülmüş yeni hikayeleriyle dedikodularını tamamlarlar. Artık
yaşadıklarında noksan yoktur. Aynı hikayedeki iki kişiye ayrı ayrı zamanlarda
farklı sonlar yazdığım bile oldu. Önce biri geldi, kendisini ve diğer karakteri
tanıttı, yazdım. Sonra diğeri geldi. Ben biliyorum diyemedim, diyemem,
profesyonel olmalıyım. Birlikte bir hikaye çıkarmak isteselerdi, zamanında bunu
yaparlardı. İstememişler. Ben de ikisine de farklı bir son hazırladım. İkisine
de istediklerini verdim. Görseniz, birbirinden ne kadar farklıydı.
Yeterince süre geçtiğinden emin olmak gerekir. Bir
çokları olayın heyecanı ile çok erken gelir. Ama edinilen hikayeden sonra aynı
olayı farklı bir sonla bir kere de gerçekte yaşamak insanı bitirir. Bu yüzden
olay örgüsünün devamının gelmeyeceğinden emin olunan durumlar için sadece
yazarım. Örneğin bir ölüm çok temizdir. Ölen birisinin arkasında bıraktığı
arkadaşlığı tamamlamak şüphe duymadan verebileceğiniz bir hatıradır. O hikaye
sadece sizin ellerinizdedir. Fakat bir yılı geçmemiş bir ilişkinin
gerçekleşmemiş bir ayrılık konuşması ciddi kumardır.
Bazıları beğenmediği sonların yeniden yazılması
için gelir. Hikayelerini bir noktaya kadar getirirler, sonra istemedikleri o
yere gelmeden hemen önce burada bitti derler. Ama yaşanmış bir hikaye, zaten
çözülmüş bir olay hemen kendisini belli eder. Onlara yazmam.
Bir keresinde bir fanatik, tuttuğu takımın
kaybetmesinden korktuğu için izlemediği maçın sonucunu yazmamı istedi. Nasıl
olur, maçın sonucu zaten belli dedim. Benim için değil, hiç bilmiyorum, dedi.
Ama bu bilgiye çok kolay erişebilirsin, bunu yazamam, dedim. Ömrünün sonuna
kadar bu bilgiyi edinmeyeceğine söz verdi. Maçın üzerinden 6 sene geçmişti.
Peki, dedim, yazarım. Yazdığım en kısa sondu. ‘4-2’. Hangi takımın 4 olduğunu
dahi yazmadım. Bu riski alamazdım. Ama çok memnun kaldı. Sonra bazı hikayeleri
olabildiğince abstract yazmaya başladım. Boş ve buruşturulmuş bir kağıt
verdiğim bile oldu.
En son işimde o geldi. Son görüşmemizden iki sene
sonra. Yarım bıraktıklarımızı gerçek bir hikayeyle sonlandırmak istemiyordu.
Suni sonunu talep etti. Ayrılığımızı yazmanı istiyorum, dedi,
konuşamadıklarımızı yaz. Yapamam, dedim. Bu hikayede ben de varım. Yarattığım
son, senin için olmaktan kurtulup her an benim için olabilir. Profesyonelliğimi
bizim önümüze koyabileceğimden emin değilim. Ayrıca bu sonu yaratabiliriz,
dedim, en nihayetinde şu an buradasın. Konuşmak istemiyorum, dedi, işini yap,
şımarık olsun. Yaptım. Ayrılığımı yazdım. Ayrılığını, ayrılığımızı.
Aramışsın dedim. Evet senin için bir
program hazırladım, boş olduğun bir zaman sunmak isterim, dedi. Ne programıymış
bu, dedim. Önemli bir şey değil ya ayrılık programı, dedi. Gerginliğimi fark
ettirmemeye çalışarak ne zamandan beri ayrılık önemsiz oldu, ne ara buralara
kadar geldik, dedim, nasıl peki program. Açılış, şikayetler, iyi dilek ve
temenniler, istiklal marşı ve kapanış dedi. Ayrılığımızı belediye hazırlıyor
galiba, dedim. Sandığın kadar özensiz değil, dedi. Peki, katılırım ama istiklal
marşı ve kapanışa kalamam, dedim. Yıllar sonra sana gelip bana son yazdırma,
katıl işte bitsin, dedi. Yıllar sonra gelmeni istiyorum, dedim. Saat 3’te bana
gel, dedi. Bir de üzerine ayrılık sevişmesi ihtimalini koyamam, yüreğim
kaldırmaz, dedim, dışarıda buluşalım. 4. Dalga oraletçide buluşma kararı aldık.
Ama gitmedim. İki sene sonrasını bekleyecektim.
Okudu, gülümsedi. Çok fazla ‘dedi’ demişsin, ama
yeterli, dedi, eline sağlık. Hiçbir şeyi olmayan ayrılığımızın en azından bir
telefon konuşması olmuştu. Umarım devamı için tekrar gelir.
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil. /
YanıtlaSil