Aramızdan
birinin doğum gününü bahane edip arkadaşlarla şöyle bir çıkalım dedik geçen
gün. Ara ara ‘Abi ne işimiz var kaç yaşına geldik’ haykırışları yükselse de, toplamda
7 erkek kendimizi bir rock bar arıyorken bulduk. ‘Eski günlerdeki gibi çok
eğleneceğiz’i işaret eden esprileri eksik kahkahalar uçuşuyor havada.
Suratlarda sebepsiz tebessümler var. Genç olmaya çalışan ve umut da vadeden bir
ekibiz, ne yalan söyleyeyim seviyorum kerataları.
Zamanında her hafta
yoklama verdiğimiz güzide barımıza gidelim dedik. Nerde kaldıysak ordan devam
etsin isterdik, ama bar kapanmış. Şaşkınlık kısa zamanda yerini saçma bir yas
sürecine bıraktı. ‘Biz daha ölmedik, hala genciz ve genç olmanın gerektirdiği
gibi davranıyoruz’ edalarında, doğum günü pastası için aldığımız mumları
kapanmış mekanın girişine iyi dileklerimizle diktik. Yüksek desibelli
gülüşlerimizle yas ritüelimizi tamamladıktan sonra, o bizim için çok özel rock
barımıza veda ettik.
Başka bir rock
bar bulmamız bir yarım saatimizi çaldı. Bütün rock barları kapatmışlar.
Bulduğumuz yeni mekan iki kişilik küçücük yuvarlak masalara sahip, basık, o
metal ruhun pis havasını hissedebileceğiniz karanlıkta ve tamamen dolu. E o
kadar az rock bar kalırsa piyasada olacağı bu. Küçük bir hesapla eşyaları
koymaya boş bir sandayeyi de dahil ederek 8 sandalye ve 3 masaya ihtiyacımız
var. Hemen masalara dağılıp akbabalığa başladık. Boşta kalanı çekiyoruz. Ama
bir sıkıntı var çektiklerimizin başında duran kimse yok. Bir sandalye
getiriyorum 2 masa ve 3 sandalye toplanmış oluyor, ikinci sandalyeyi
getirdiğimde bir masa kaybolmuş oluyor. Bir 15 dakika kadar biz akbabaların
akbabalığını yapan kimliği belirsiz bir grubu besledikten sonra akıllanıp masanın
başına oturuyorum. Çok kilit bir hamleyle en büyük yardımı yapmış olmama karşın
‘abi her şeyi bize yaptırdın’lar arka arkaya geliyor masaya oturulurken. Garson
yaklaşırken yanımızdaki 4 kişilik genç ekipten o sizden geçinenler bizdik bilgilendirmesi
geliyor teşekkürle birlikte. Genç nesilin trollüğü almış yürümüş, helal olsun,
takdir edilesi.
Herkese bir
70lik söylüyoruz. Eskisi gibi içebileceğini düşünenler kendilerince bu 70’likleri
söylerken ‘ısınma turlarıyla başlayalım’ diyorlar ama en genci 55’ine gelmiş
ekibimiz için artık alkol bütün kötülüklerin anası olmanın daha ötesinde
küçükten bir ölüm-yaşam kumarı. Biralar geliyor, hiç içilmiyor, pasta kesiliyor
ve kendi hikayelerimiz yerine artık çocuklarımızın hikayelerinin konuşulduğu rock
bar masamız 1 saatin sonunda çay bahçesindeki garsona 7 çay diye bağırır
oluveriyor.
Denedik olmadı,
yaşlanmanın sabit bir çizgisi var.
Yorumlar
Yorum Gönder