Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Miniler

I Tam sevişmenin ortasındaydık. Bir anda giriş kapısından anahtar takma sesi geldi. Pınar eve birisi giriyor dedi. Duraksadım. Ha evet ya Mevlüt dayıdır, dedim. Mevlüt dayı apartman görevlisi, sabah, gün içinde bozuk kombiye bakmaya gelirim, demişti. Ama bir anda böyle sevişmenin orta yerinde söyleyiverince sanki sevişmemize Mevlüt dayıyı davet etmişim gibi anlaşıldı, korku dolu gözler gördüm. Açıklamaya vakit yoktu, kapı açılma sesi geldi, hemen müdahale etmeliydim, korkulu gözleri bir süreliğine erteledim. İçeriden, kimse var mı, diye bir ses geldi. Var Mevlüt dayı, demeye kalmadı Mevlüt dayı yerdeki kıyafetleri görüp içeride sevişildiğini hemen anlamış olsa gerek bir anda, tövbe yarebbim, allah mallah bir homurdanmalar gelmeye başladı içeriden. Kombi kritik kombinin yapılması lazımdı. Gel gel Mevlüt dayı diye bağırdım içeriye. Pınar ne yapıyorsun, dedi. Korkulu gözler ertelemeyecek duruma gelmişti, bu sefer de Mevlüt dayıyı erteledim. Ama çok da erteleyemezdim, yoksa Mevlüt dayı gid...

Saklambaç

Saklambaç kadar saçma bir çocuk oyunu yok. Toplanmışsın, bir araya gelmişsin. Sonra yalnız kalmaya çalışıyorsun. Aşşırı tırt. Neden ben bir saniyemi bile diğer çocuklardan ayrı geçireyim. Hep birlikte delirmek, çıldırmak istiyorum ya ben. Evde ana baba bir rahat vermiyor, şurada acık bari kafamı dinleyeyim diyen çocuk olur mu hiç. Tabi ki olmaz. Belli ki bu çocuklarını zapt edemeyen velilerin çakallığı. Afyon gibi dayıyorlar çocuklara saklambacı, sosyal olarak prozaklanmış, yalnızlıktan uyuşmuş veletler oluyor sonra. Çocukları bir aradayken bile ayrı tutmaya çalışıyorlar. Onlar da biliyor tabi, her çocuk tek başına 1 birim çıldırabiliyorsa 10 çocuk 10 birim çıldırmıyor, on yüz bin milyon çıldırıyor. Çocuklara oynatmayın şunu, büyük resmi görün. Ne sosyal beceriye ne motor beceriye.. Ne öğretiyor bu oyun; insanlardan kaçmayı, onlardan saklanmayı, hareketsiz, bir yerde sessizce durmayı. Pardan şöyle mi demeliydim. Sen içeride otur öyle uslu uslu hiç sesini çıkarma, mı.   Böyle oyun m...

Kabak Çekirdeği

Kabak çekirdeği en nihayetinde bir çekirdek de olsa çitlenmeye elverişli bir tasarımdan çok yoksun. 15 dakikadır bunu kabullenmiş durumdayım. Savaşmak yerine kendimi teslim ettim. Ağzıma olduğu gibi atıp biraz tükürüğümle yumuşattıktan sonra kubuklu mabuklu çiğneyip yutuyorum. Sağ avcumda kabak çekirdekleri, sol avcumda ise henüz çitlemeye inat ettiğim dakikalardan kalma, her tarafıdan saçma sapan parçalanmış kabak çekirdeği kabukları ile sahilde alık alık dolanıyorum. Kabukları biriktirdiğim tarafa dikkat ettiyseniz bir solak olduğumu anlamışsınızdır. Ailem küçükken teniste avantaj sağlar diye solak yetiştirmiş. Ama sonra hiç tenis oynamadım. Ailemin vizyonuna ayak uydurabilecek kadar yetenekli bir çocuk değildim. Hayata ayak uydurabilecek kadar hevesli bir yetişkin de değilim.  Canan, tam karşımda. En son 2 yıl önce haftaya haberleşelim demişti. Ben aramasam görüşmeyeceğimiz yığınlardan biriydi, aramadım, görüşmedik. Kader bu ya, denk geldik, kabak çekirdekleriyle dolu avuçlarımd...

Gömü

Bir gün dışarıda kalabalık bir toplaşma planlamıştık. Telefonla aradı beni heyecanlı heyecanlı. Abi başıma çok kötü bir şey geldi, ben gelemiyorum, dedi. N'oldu, dedim. Anahtar kapının arkasında kaldı, dedi. Nasıl yani, dedim. Anahtar dışarda kaldı, çıkamıyorum, dedi. Bir an mal oldum. Hikaye aslında doğru gibi, ama tam da oturmuyor. Sen içeridesin ve anahtar kapının arkasında mı kaldı, dedim. Aynen öyle abi, dedi. Tamam haklısın kapının arkasında kalması bir sorun, ama sanki hikayede sen ve anahtarın yeri değişince, içeride olduğuna emin misin, dedim. Evet abi, dedi. Oğlum kapı kolunu indir çık o zaman, dedim. Bir anda kendine geldi. Aa doğru, sen ne muhterem bir adamsın, beni çilingir masrafından kurtardın, ık bık bir şeyler. Yalan dolan. Kafasında yazmış yine bir bahane, sonuna kadar inanmamızı bekliyor. Mert öyle, heyecanlı, gergin, değişik bir tip. Bir şeyden şikayetçiyse ya da bir şeyi istemiyorsa bunu asla yalın bir dille direk söyleyemez. Ben ne kadar rahat boklayabiliyorsa...

Çişli Çapak Çorbası

I Bazen yazmak için oturuyorum ve aklıma hiçbir şey gelmiyor. Sonra hazır kafam boşken bir uyuyayım bari diyorum. Ama yatağa uzandığımda bu sefer de aksi gibi aklıma bir anda gelen bir sürü şeyden vakit bulup uyuyamıyorum. Bir çoğu yazmaya değer olmayan kısa örüntüler olduğundan geri kalkmak da anlamsız geliyor. Bari diyorum şunları bir sıralamaya sokup en azından bir bütünlük kazandırayım da sonra kalkar temize çekerim. Sonra kafamda tam bazı şeyler oluveriyorken, ben yok oluveriyorum. Bir anda düşüncelerim evirilip bir rüyaya oradan da yoğunlaşıp minik bir çapağa dönüşüyor. Yani sanırım. Sabah kalktığımda annemin bugün iyi uyudun mu, rüya ne gördün sorusuna, görmedim diyebiliyorum. Hiçbir şey hatırlamıyorum. Ne ara rüyaya daldım, ne ara unuttum anlamıyorum. Uykuya dalmadan hemen önceki düşüncelerim dahil her şey yok oluyor. Galiba hepsini sabah çişiyle atıyorum. Ben öyle düşünüyorum.  Rüyalarımızda o gün yaşadıklarımızın %80'ini tekrar ediyormuşuz. Bu tekrar hafızamıza işlemesine...

AA

Son zamanlardaki en büyük anksiyetem kangal sucukta virajı alırken iki tarafında yükseklikleri eşitleyemediğim sucuk dilimleri. Bugünkü en aykırı duruşum hb uç kullanmak, seyir zevki en yüksek tanıklığım, döner başlıklı viledada sıkılırken son sürat üzerindeki suları sağa sola fırlatan paspası izlemek. Gelip geçene bakıyorum. Kimse yok. Kahvaltı gerginliğini atlatalı 1 saat, klavyenin pili biteli yarım saat oluyor. Gerçek bir aksiyon almadım, durumu idare etmeye çalışıyorum. Fareyle karakter girişi yapacağım yere tıklayıp pilini çıkarıyorum, klavyeye takıyorum, yazacağımı yazıyorum, bitince yine pili çıkarıyorum, fareye geri takıyorum. Neyse ki ikisi de AA kullanıyor. Bazen pili klavyeye geçirdiğimde az önce fare ile doğru yere tıklayamadığımı fark ediyorum, deliriyorum. İşte o zaman kalkıp yeni pil almaya gidesim geliyor, ama ayaklarımı hissetmiyorum, belimi hissetmiyorum, ellerimi hissetmiyorum. Bir anda bir uyuşma kaplıyor her yerimi. Pili çıkarıp bir kez daha denemek için fareye ...